HoÅŸgörü bizim dünyamızın yamaçlarındaki gül bahçesinin gülüdür, çiçeÄŸidir. Onu asırlarca hep birlikte, el ele gönül gönüle vererek yaÅŸadık, temsil ettik. Kökünde böylesine bir hoÅŸgörü barındıran bu millet aÄŸacının, yeniden hayat bulması sonucunda onu bir meyve halinde dışarıya çıkartacak ve hoÅŸgörüyü bir kez daha tam anlamıyla temsil edecektir. Ahmet Yeseviler, Yunus Emreler, Mevlanalar, Hacı BektaÅŸlar bu düÅŸüncenin zirvelerinde dolaÅŸan bizim dünyamızın insanlarıdır.
Milletimizin müsamahaya bu denli açık olmasında, inancımızın etkisi çok büyüktür. Hatta diyebiliriz ki hoÅŸgörü kaynağını dinimizden almaktadır. Çünkü o aÅŸk ve sevgi atmosferinde geliÅŸir. Bu atmosferi çok çeÅŸitli denemeleri ile hazırlayan ise, dindir. İnsanlığın iftihar tablosunun bir adı da “Habib” dir. Habib, seven ve sevilen demektir. Bir dinin peygamberine bu ismin veya sıfatın verilmesinin altındaki espri yakalanabilirse, buna verilen kıymet kendiliÄŸinden ortaya çıkacaktır.
O, deÄŸil insanlara, hayvanlara bile fevkalade hassas bir ÅŸekilde davranmış, onlara verilen en küçük rahatsızlık karşısında ciddi rencide olmuÅŸ ve bu konuda etrafındakileri uyarmıştır. Daha öteye giderek; O ibadetini yaparken bir çocuk sesi iÅŸitse, o çocuÄŸun annesinin hafakanlarını kalbinde duyar ve ibadetini acele bitirirdi.
HoÅŸgörü anlayışımıza kaynaklık eden inancımızdır. Dinimizin tabiatının gereÄŸi ve onun bir derinliÄŸidir. İnancımızı hayatımıza hayat kıldığımız asırlarca, bu uzun zaman dilimlerinde o hoÅŸgörüyü dünya çapında temsil etmiÅŸiz. Sadece ifade de bırakmamışız.
Tarihin bazı dönemlerinde, günümüzde de kısmen olduÄŸu gibi bu espriyi kavrayamayan bazı marjinal gruplar ve fertler, bu anlayışa ters hareketlerde bulunmuÅŸ olabilir. Onları bu tür davranışlara sevk eden, düÅŸünce kayması olabileceÄŸi gibi, dış dünyanın etkisi de olabilir. Eli kanlı, gözü kanlı, dili kanlı, müsamaha, tolerans, hoÅŸgörü nedir bilmeyen bazılarının iÅŸleye geldikleri cinayet, bombalama, yaralama hadiseleri bütün müminlere mal etmek doÄŸru olmasa gerektir.
Bütün olumsuz ÅŸartlara raÄŸmen, günümüzde bize düÅŸen ÅŸey, hoÅŸgörü anlayışını yeniden, öncelikle içimizde yeÅŸertmek, sonra da çevremizle olan münasebetleri hep bu çizgide sürdürmektir. Çünkü bu milletin yeniden diriliÅŸi, düÅŸmanlık duygularının kökünün kesilmesine ve hoÅŸgörü anlayışının yaygınlaÅŸmasına baÄŸlıdır. Bu süreç ülkemizde baÅŸlamış ve artan bir hızla devam etmektedir. Dünyada da baÅŸlayan bu sürecin devam etmesi en büyük dileÄŸimizdir. Günümüz insanının her ÅŸeyden daha çok sevgiye, saygıya, el ele tutuÅŸmaya ihtiyacı vardır. GeleceÄŸin dünyası kinin, nefretin, ÅŸiddetin, kavganın, savaşın üzerine deÄŸil, sevginin, hoÅŸgörünün, birbirimizi kabullenmenin üzerine bina edilecektir.